Trabzonspor-Beşiktaş Derbi Değerlendirmesi

0

Trabzonspor-Beşiktaş Derbi Değerlendirmesi

Spor Toto Süper Lig’in 31. haftasında lider Trabzonspor sahasında Beşiktaş’ı konuk ağırladı. Çetin geçen mücadele 1-1 eşitlikle sona ererken spor yazarları da bu mücadelenin değerlendirmesini yaptı. İşte değerlendirmeler..

Sinan Vardar

”Beşiktaş’ın dünkü 80 dakikası bir hayli etkileyiciydi. Siyah-beyazlılar lider karşısında oyun üstünlüğüyle maça damga vurdu. Kartal, rakibine sadece birkaç pozisyon verirken, Beşiktaş’ın penaltı ve birçok da golden de yararlanamamasına futbol şanssızlığı diyebilirim.

Yeni sistem 3-4-3’te; Rıdvan ve Rosier kanatlarda takıma hız kazandırırken, Sihirbaz Ghezzal da geçen seneki gibi müthiş performansını sahneye sundu. Ismael’in sisteminde Can Bozdoğan’ın da bir yıldız gibi parlamasını da es geçmeliyim. Batshuayi çok gol kaçırıyor ama dünkü kazanma hırsını görmemezlikten gelmeyelim. İlk devrenin sonlarında ceza sahasında aldığı darbe penaltıydı ama dürüst futbolcu olması nedeniyle kendini yere atmadı ve Beşiktaş’ın bu sezon bir penaltısı daha buhar oldu.

İkinci yarı satranç maçı gibiydi. Trabzonspor kaleye giden ilk topunda Cornelius fizik üstünlüğünü kullanarak golü bulurken pozisyonda Vida ve Ersin’in ortaklaşa hatasını da not düşelim. Beşiktaş yenik duruma düştükten sonra da hız kesmedi. Beraberlik golünde Ghezzal’ın Rosier’e attığı harika asisti tekrar tekrar izlemek gerek.

Etkisiz Alex çıktıktan sonra Kenan’ın mücadelesi de şaşırtıcı ve alkışa değerdi. Yeni sistem Montero’ya çok yaramış gibi… Larin’in gördüğü kırmızı karta ne yazılır bilemiyorum. Belli ki Beşiktaş’ı kafasından silmiş.

Özetle Beşiktaş yeni teknik direktörü Valerien Ismael’le güzel bir sınav verdi. Ismael 3-4-3 sistemiyle güzel günlerin tanıtım filmini dün Trabzon’da sundu. Beğendik ve gelecek için umutlandık.

Ev sahibi ekip kazanmaya alışmış bir ekip. Dün özellikle Dorukhan ve Cornelius çok iyi oynadılar. Trabzonspor’un şampiyonluğu kutlu olsun. Hak ettiler ve kazandılar. Karadeniz Fırtınası; umarım Avrupa’da alacağı sonuçlarla ülkemizi gururlandırır.”

Turgay Demir

”Beşiktaş’ın üçlü savunma oynaması maç öncesi kafamda deli sorular oluşturmuştu. Trabzonspor’un ön taraftaki hızlı ve teknik oyuncularına gün doğar diye düşünmüştüm. Maçın ilk dakikalarından itibaren soru işaretleri uçtu, gitti; Valerien İsmael, “Üçlü savunma uzmanıyım” diyordu ya hakikatten öyleymiş. Sistemi hatasız uygulattı.

Nwakaeme, Visca, Bakesetas gibi oyuncular topla buluştukları anda Josef, Can, Ghezzal, Rıdvan, Rosier hem baskı uyguladılar hem de topu rakip sahaya çok iyi taşıdılar. Savunmadaki üç stoper de risk almadan topu ön tarafa göndermeyi bildiler. Kaçırdığı penaltı dışında Batshuayi bile en iyi oyunlarından birini oynadı.

Maç boyu üç pozisyon bulan Trabzonspor bir gol atarken, çok daha fazla pozisyon bulan Beşiktaş da bir golde kaldı. Yenilen golde Ersin’in kaleyi gereksiz yere boşaltması büyük hataydı. Beşiktaş golden sonra beş dakika ciddi panik yaşasa da kısa sürede toparlanıp Rosier’le golü bulurken, Uğurcan’ın da bu golde hatası olduğunu söylemeliyim.

İki takım da gerçekten büyük bir mücadele örneği sergilediler. Siopis, Dorukhan Trabzonspor’un en iyileriydi. Beşiktaş’ta, arkadaşlarına göre nispeten etkisiz olan Teixeira dışında kötü oyuncu yoktu.

Siyah-beyazlı oyuncular bitiricilik noktasında biraz becerikli olsalar maçı kazanmaları işten bile değildi. Sonuç olarak, Trabzonspor zaten şampiyon, Beşiktaş ise kalan haftalar için iyi sinyaller verdi.

Zorbay Küçük’ün penaltı ve kırmızı kart kararları doğru. Bazı oyuncuların sarılarını es geçerken, bazılarına da gereksiz gösterdi. Batshuayi’nin pozisyonu penaltıydı ama öncesinde de faul olabilir. VAR devreye girip soru işaretlerini gidermeliydi.”

Yunus Emre Sel

”Trabzonspor sezon başından beri bir oyun organizasyonuna bağlı kalarak, isimlerden ve eksiklerden bağımsız, şaşırtıcı bir istikrarla yoluna devam ediyordu. Sanki uzun zaman boyunca efsanelerden dinlediği bir kıtayı keşfe çıkan adanmış bir mürettebatı vardı Trabzonspor’un.

Yolda geri hizmete çekilenler oldu, düşenler, yorulanlar oldu ama kürekler bir an olsun boş kalmadı. Edgar Ie, Hugo, Gervinho, Hamsik, hatta zaman zaman Djaniny ve Nwakaeme gibi oyuncuların eksiklerine rağmen organizasyon kendini ayakta tutmaya devam etti.

Burada gerçekçilik ve akıl, Trabzonspor’u bu yarışta tutan unsurların başında geliyordu. İlk yarı boyunca Beşiktaş’ın baskısına ve oyun direncine karşılık vermekte zorlanan Trabzonspor, eksiklerini doğru okuyarak ikinci 45 dakikaya yeni bir anlayışla başladı ve golü bulmakta gecikmedi.

Beşiktaş direnci, pas hızı ve baskısıyla Trabzonspor’un sol kanadındaki zafiyeti sonuna kadar kullandı. Nitekim önce penaltı, ardından da gol bu kanattan gelişen sayısız ataklar neticesinde geldi.

Zorbay Küçük de maçın ruhunu okumaktan uzak kalan performansıyla maçı zaman zaman gerdi. Verdiği ve vermediği kartlarla oyunun akışına müdahaleleriyle vasat altı bir yönetim sergiledi. Siopis ve Larin arasındaki mücadelede verdiği kararlar doğru ama eksikti.

Larin’in çıkışı sonrası Trabzonspor ön alanda biraz daha etkin gibi görünse de bu etkinlik verimliliğe dönüşemedi. Maçı muhteşem bir koreografiyle açan Trabzonspor tribünleri ise son dakikaları kabul edilemez bir sessizlikle geçirdi. Hatta tabiri caizse ses değil, bu defa sessizlik rekoru kırdılar.

Maç sonunda Trabzonspor oyuncuları ve teknik ekibi sahada olanı sahada bırakmanın erdemini bir kere daha gösterdi tüm Türkiye’ye. İstanbul’da benzeri maçlarda istenen skoru elde edemeyen ev sahipleri maç sonunu hakem ve federasyon üstünde baskı kurmak adına gerginlikle gölgelerken, Trabzon’da bunun tam tersi bir görüntü vardı.

Belki de Türk futbolunun ihtiyacı olan şampiyonluk yarışı bu şekilde maç bitimi gerginlikten uzak, centilmenliği elden bırakmadan, kayıpları da oyunun bir parçası gören liderlerdi yıllardır, kim bilir?”

Erman Toroğlu

”Skor berabere… Peki oynanan 90 dakikaya göre skor berabere mi olmalıydı? Bence hayır. Oynadıkları futbola göre Beşiktaş dün gece galibiyete daha yakındı. Yani 1 puanı kazanan bence Trabzonspor oldu. Kaybeden de Beşiktaş… Maçın en iyi pozisyonunu Djaniny yakaladı. Anormal bir hareketle vuramadı.

Trabzonspor’un attığı golde Beşiktaş kalecisinin büyük hatası vardı. Yani maç için çok şey söyleyebiliriz. Aman aman olmadı. Heyecan yüksekti, kalite o kadar iyi değildi. Beşiktaş’ın attığı golde de Trabzonspor kalecisinin duruş hatası vardı. Oradan golü yersen hata kalecide olur. Ama sağ tarafından gol yersen hata sende olmaz.

Diyeceksiniz ki futbol hatalar oyunu. Dün iki takım da bayağı hata yaptılar. Beşiktaş’taki teknik direktör değişikliği haliyle sahaya yansımış. Ama şu gözüküyor… Beşiktaş teknik direktörünün vücut dili kenarda iyi gözüküyor. Bir de dersine iyi çalışmış.

İlk yarıda Nwakaeme ile Trabzonspor 10 kişi oynadı. Abdullah Avcı, ikinci yarıda doğru bir değişiklik yaptı. Ama dün 90 dakika boyunca oyunun direksiyonu Beşiktaş’ın elindeydi. Trabzonspor orta alanı çok açık bıraktı. Sebebi de arkada oynayan oyuncuların fazla geri kaçmaları. Tabii bunda defanstaki sakatlıklarının da bu olumsuz durumda büyük payı var.

Futbolda şöyle bir şey var; yenemeyeceksen kaybetmeyeceksin. Şampiyonluğa giden Trabzonspor dün bunu yaşadı. Bir de şu vardı. Bir an evvel şampiyonluk turu atmanın gerginliği gözüktü bordo-mavili oyuncularda. Hiç gerek yok.

Çünkü arka taraftan kovalayanlar da aman aman oynamıyorlar. Onların da önümüzdeki haftalarda çok zor maçları var. Trabzonsporlu oyuncular “Bir an önce şampiyon olalım” diyeceklerine, “Tadına vara vara şampiyon olalım” deseler hedefe daha kolay ulaşırlar. Çünkü bunun için ortam daha müsait.

Maçın hakemi az hata ile maç yönetti. Bu tip maçlar zordur. Ghezzal ve Rosier dün gecenin iki iyisiydi. Trabzonspor oraya bir türlü önlem alamadı. Zaten golü de oradan yedi. Yalnız şu var; son dakikalarda oyuna giren Marek Hamsik bundan sonraki maçlarda oynarsa Trabzonspor için birçok sorun biter.”

Reha Kapsal

İki büyük takımın maçında Trabzonspor’u bekleyen sıkıntı Beşiktaş’ın yeni teknik direktörüyle çıkmasıydı. Göreve başlaması takıma mutlaka yansıyacaktı. Geçtiğimiz haftalara göre disiplinli, yüksek konsantrasyonla mücadele eden, coşkulu bir oyun oynayacakları ortaya çıkmıştı. Yeni oyun dizilişleri 3-4- 2-1 şeklinde yer aldılar. Top ayağındayken 3-2-5‘e döndüler.

Orta sahadaki 4’lü yerleşimlerdeki iki kenar beki en önemli hücum silahlarıydı. Nitekim de özellikle Rosier’in kanadını doğru bir şekilde kullandılar. Trabzonspor’a göre pres ve karşı presi yüksek enerjiyle uygulamalarına rağmen ilk devrede ceza sahasına girişleri fazla yapamadılar.

Trabzonspor’da omurgada yer alan ve farkın oluşmasında kaliteleriyle öne çıkan savunma ikilisiyle Hamsik‘in olmaması oyunu etkiledi. Ayrıca Peres‘in yokluğu, Dorukhan gibi orta sahaya tempo getiren ismin de savunmanın sağında kullanılması taşıyıcı kolonları yani savunma ve orta saha dengesini bozdu. Böyle bir oyun kontrolsüzlüğü ortaya çıkmasına neden oldu.

Trabzonspor top ayağındayken, Beşiktaş 5-4-1 gibi bir pozisyon aldı. Kenarlardan daha fazla oynamaları gerekiyordu. Bunu fazla yapamadıkları gibi geçmiş maçlara oranla organize de olamadılar. Hücumdaki oyuncuların yalnızlığının yanı sıra, kenar beklerinin ve orta sahaların hücuma desteği yetersizdi.

Cornelius‘un goldeki koşusu çok değerliydi. Bunu orta sahadaki iki oyuncu da neredeyse hiç denemedi. Rakip savunmanın dengesi böylece bozulmadı. Bu da Trabzonspor’un pozisyon bulmasını olumsuz yönde etkiledi. Trabzonspor’un en zayıf savunma yönü olan sol kenardan aşırı yüklenmeyi fazlasıyla yapan Beşiktaş Rosier‘le de golü buldu.

Trabzonspor oyun alanları yaratamadığı gibi rakibini de hem enine hem boyuna fazla koşturamadı. Tempo yapamadı ve kaptırdığı bölgede hem baskı hem de derinlemesine savunma yapan Beşiktaş‘a karşı oyun haritasını istenen seviyelere çizemedi.

İki takım da yüksek tempolu oyunun karşılığı olarak hak ettikleri 1’er puanla sahadan ayrıldılar. Liderliğini ve puan farkını koruyan Trabzonspor, her zamanki gibi şampiyonluğun en büyük adayıdır.”

Cevap bırakın